Bursa Barosu 30 Ağustos Zaferi'ni Atatürk'ün huzurunda kutladı
Bursa Barosu, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı, Bursa Adalet Sarayı tören alanındaki Atatürk Anıtı'na çelenk sunarak kutladı. Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, yönetim kurulu üyeleri ve avukatlar, çelenk sunumunun ardından Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler için saygı duruşunda bulundu, ardından İstiklal Marşı'nı okudu.
Törene katılan meslektaşlarına hitap eden Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun, şunları söyledi:
“Bundan bir asır önce Osmanlı İmparatorluğu dağılıyor, toprak kaybediyor, işgal altındaki Türkler Anadolu'nun göbeğinde daracık bir alanda ölüme, hapse, tecavüze mahkum ediliyordu. 1915'de Çanakkale'de parlayan yıldız Mustafa Kemal'di, bütün bu acıları sona erdirecek, Türk milletini bağımsızlığa kavuşturacak, onlara sınırları belirlenmiş bir vatan bırakacak olan…
19 Mayıs 1919 Samsun'a çıkış, 22 Haziran 1919 Amasya Genelgesi, 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresi, 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi, 23 Nisan 1920'de milletin kurtuluş iradesini tek çatı altında toplayan TBMM'nin kuruluşu ve topyekün kurtuluş mücadelesi…
Bizim bir çırpıda saydığımız kadar kolay geçmedi elbette bu süreç… Bu sürede işgaller yayılıyor, Yunan orduları İzmir'den Anadolu'nun içlerine kadar ilerliyor, geçtiği yerleri yakıp yıkıyor, insanlarımızı katlediyorlardı.
BU YIL DAVET EDİLMEDİK!
“Harp zaruri ve hayati olmalıdır. Millet hayatı tehlikeye maruz kalmayınca harp bir cinayettir' diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizzat yönettiği ve 26 Ağustos'taki büyük taarruzla başlayan Başkumandanlık Meydan Savaşı'nın zaferle sonuçlandığı, Türk ulusunun kaderinin değiştiği günün 99. yıldönümü bugün…
26 Ağustos 1922'deki taarruzdan bir gün önce hava karardıktan sonra Atatürk'ün emriyle gizlice harekete geçen Türk ordusu cepheyi terk ederek, Afyon Şuhut dağları arasından, bir patika vasıtasıyla Yunan hattının güneyine sızmıştı. Türk milletinin kaderini değiştirecek ordu, koca toplar, silahlar, onca yükle Başkomutanının ve ona inanan Türk askerinin sarsılmaz iradesiyle sessiz ama vakur bir şekilde varması gereken yere vardı.
Bursa Barosu olarak o kutlu gecenin ve büyük taarruzun anısına hürmet için pandemiden önceki 3 yılda Şuhut Çakırözü'nden Kocatepe'ye yapılan Zafer Yürüyüşü'ne katılıp, 2.542 şehidimiz ve onbinlerce gazimizi şükran ve hürmetle andık. Bursa Barosu Tiyatrosu ekibi de, Afyonkarahisar Valiliği'nin resmi kutlama programı çerçevesinde sabah saat 05.00'te Nazım Hikmet'in Kuvayı Milliye Destanı'nı seslendirdi. 2020 yılında pandemi gerekçesiyle yapılmayan zafer yürüyüşü geçtiğimiz 25 Ağustos'ta yapıldı ancak Bursa Barosu Tiyatrosu'nun bu yıl davet edilmemiş olmasının üzüntüsünü yaşıyoruz.
EZİLEN ULUSLARA REÇETE OLDU
30 Ağustos'ta kazanılan zafer, sadece Türk milletinin makus talihini değiştirmekle kalmamış, Mustafa Kemal Atatürk'ün askeri dehasına hayranlıkla birlikte dünya çapında emperyalizmin postalları altında ezilen tüm mazlum milletlere cesaret vermiştir.
Hindistan'ın kurucusu Gandi'nin dediği gibi “Türk Orduları bir devir kapatmıştır. Şimdi mazlum ve tutsak devletler ve uluslar artık vazgeçilmez bir reçeteye sahiptirler. Mustafa Kemal'in utkusu, dünya için özgürlük ve bağımsızlık sancağıdır” ve Muhammet Ali Cinnah'ın dediği gibi “Ne bizi ne de her kıtada yaşamakta olan tutsak ve mazlum ulusları tutabilirsiniz bundan sonra. Mustafa Kemal ve Türkler ki, kendileri için hazırlanan tabutu yayılmacıların başına geçirmişlerdir” diyerek Atatürk'ün ve Türk ulusunun Kurtuluş savaşının mazlum ulusların özgürlük ve bağımsızlık rehberi ve sancağı olduğunu kanıtlamışlardır.
ATATÜRK'E SALDIRILAR BEYHUDE!
Ne yazık ki, Türk ulusunu Yunan postalının altından kurtaran Mustafa Kemal Atatürk, günümüzde Türklükten nasibini almamış bir güruh tarafından karalanmakta, gerici, antilaik söylemlerle devrimi ve yapıtı değersizleştirilmeye çalışılmaktadır. Başarılı olamayacaklarını bile bile Atatürk'ün manevi hatırasına sövmelerin nedeni çatışma ortamından beslenme alışkanlığıdır. Ulu Önder'in hitabesinde de belirttiği gibi Türk gençliği buna izin vermeyecek ve bu sözleri hiçbir zaman unutmayacaktır:
…memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun…”